Sapanca, Türkiye’nin Davos’u olabilir mi?

sapanca-davos

Türkiye’nin en önemli ekonomi buluşmalarından biri olan Uluslararası Ekonomi Zirvesi bu hafta sonu Sapanca’da düzenleniyor. Zirve; Türkiye’den ve dünyadan önemli siyasetçileri, iş dünyasının önde gelen isimlerini, bürokratları ve karar alıcıları aynı masa etrafında buluştururken, akıllara tek bir soruyu getiriyor: Sapanca, Türkiye’nin Davos’u olabilir mi?

Sapanca’daki bir otelde başlayan ve pazar günü sona erecek olan Uluslararası Ekonomi Zirvesi’ne Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanı sıra; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Danimarka Eski Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ile Birleşik Krallık Eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Lord Philip Hammond da konuşmacı olarak katılıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) açılışında konuşma yaptı. ( İbrahim Yozoğlu – Anadolu Ajansı )

Türkiye’nin önde gelen holdinglerinin CEO’ları, uluslararası şirket yöneticileri ve finans dünyasının temsilcilerinin de yer aldığı zirvede küresel ekonomiden Türkiye’nin yol haritasına kadar geniş bir gündemi tartışıyor.

Bu tablo, küçük bir turizm ilçesi olarak bilinen Sapanca’nın aslında ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Sapanca’nın en büyük avantajlarından biri konumu. İstanbul ile Ankara arasında stratejik bir noktada yer alıyor. Konumu, Sapanca’yı hem iş dünyası hem de kamu bürokrasisi için ideal bir buluşma noktası haline getiriyor. Bu yönüyle bakıldığında, Davos’un Avrupa için taşıdığı anlamın benzerini Türkiye’de Sapanca’nın üstlenmesi hiç de uzak bir ihtimal değil

Son yıllarda Sapanca’da düzenlenen etkinlikler de bu potansiyelin sinyallerini veriyor. Ekonomi zirvelerinden kurumsal kamp toplantılarına, sektörel konferanslardan uluslararası buluşmalara kadar birçok organizasyon ilçeye taşınmış durumda. Bu hareketlilik, Sapanca’nın yalnızca hafta sonu kaçamaklarıyla anılan bir yer olmaktan çıkıp, iş dünyasının radarına girdiğini gösteriyor.

Ancak kamuoyunda Sapanca denince hâlâ akla ilk olarak bungalov turizmi geliyor. Oysa bu algı eksik ve yanıltıcı. Pandemi ile birlikte birçoğu kaçak olarak inşa edilen bungalovlar ilçe ile birlikte anılır olsa da, bölgede son yıllarda yapılan büyük ölçekli otel yatırımları, kongre turizmine uygun tesisler ve uluslararası standartlarda konaklama imkanları, ilçenin profilini ciddi biçimde değiştiriyor.

Tam da bu noktada yerel yönetim vizyonu kritik hale geliyor. Son seçimlerde AK Parti’den CHP’li Nihat Arda Şahin’e geçen belediye, vaatlerinin aksine bu potansiyeli stratejik bir hedefe dönüştürmekte yetersiz kalıyor. Dahası, son dönemde Sapanca’nın adı vizyon projelerinden çok tartışmalarla anılıyor. Özellikle bungalov turizmi etrafında oluşan sorunlar ve belediye yönetiminde yaşanan gelişmeler, ilçenin imajına zarar veriyor. Belediye başkan yardımcısının rant imalarıyla birlikte istifasıyla sonuçlanan süreç de bunun en büyük göstergesi.

Oysa doğru planlama, güçlü tanıtım ve merkezi yönetimle uyumlu bir vizyonla Sapanca; sadece Türkiye’nin değil, bölgenin önemli ekonomi buluşmalarına ev sahipliği yapan bir merkez haline gelebilir. Bunun için gereken doğal güzellik, ulaşım avantajı ve turizm altyapısı zaten mevcut.

Sorun potansiyelde değil, bu potansiyeli gerçeğe dönüştürecek iradede düğümleniyor. Tıpkı, Sakarya ile ilgili pek çok konuda olduğu gibi…