Bu hafta A Milli Futbol Takımı, Uluslar Ligi’nde Fransa ve İtalya ile karşı karşıya geldi. İlk maç Kocaeli Stadyumu’nda, ikinci maç ise Bursa’daki Timsah Park’ta oynandı.
İki şehir de Sakarya’nın komşusu. Üstelik mesele yalnızca bu haftaki maçlarla sınırlı değil. Kocaeli, Bursa, Konya, Antalya, Eskişehir, Gaziantep ve Trabzon gibi Anadolu şehirleri yıllardır A Milli Takım’ın maçlarına ev sahipliği yapıyor. Sakarya ise yeni stadyumuna kavuşmasına rağmen A Milli Takım seviyesinde bir maça ev sahipliği yapamıyor.
Peki neden?

MESELE KAPASİTE DEĞİL
Geçmişte milli maçlar için stadyumlarda 32 bin ve üzeri kapasite şartı bulunuyordu. Ancak bu şart artık belirleyici değil. Gerçi, bu şart bulunurken inşa edilen Yeni Sakarya Atatürk Stadyumu 28 bin kişilik kapasite ile inşa edildi. Yani en başta bu şart gözetilmedi. Fakat bu şart kaldırıldığı için stadın kapasitesi, tek başına A Milli Takım maçı oynanmasının önünde bir engel değil. Sorun başka yer(ler)de.
Sosyal Ellidört olarak konuyu uzmanlara sorduk.
Öne çıkan başlıklardan biri stadyumun ve çevresindeki futbol altyapısının uluslararası organizasyonların ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamaması.
Stadyumun yakınında yeterli donanıma sahip antrenman sahalarının bulunmaması, milli takımların ve rakip ekiplerin konaklama ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte tesislerin yetersizliği ve stadyum içerisindeki bazı fiziksel eksiklikler bunların başında geliyor.
Basın tribünündeki bazı yetersizlikler, basın toplantısı odaları, jeneratör sistemi, soyunma odaları ve benzeri teknik ihtiyaçlar da uluslararası organizasyonlar açısından önem taşıyor.
Ancak uzmanların işaret ettiği en temel sorun ise çim ve zemin. Sakarya Atatürk Stadyumu’nun çim kalitesi ve alt zemininin, A Milli Takım seviyesindeki uluslararası maçların gerektirdiği standartları düzenli biçimde karşılamadığı belirtiliyor.

ÇOK GEÇ Mİ KALINDI?
Burada ortaya bir kısır döngü çıkıyor. Stadyumdaki eksiklikleri gidermek; zeminden antrenman sahalarına, teknik altyapıdan konaklama imkanlarına kadar ciddi bir yatırım gerektiriyor. Ancak Sakarya’ya yılda belki bir milli maç verilmesi ihtimali için bu yatırımların yapılması da kamu açısından maliyetli görülüyor.
Uzmanların değerlendirmesi, bu ihtiyaçların sonradan giderilmek yerine stadyum inşa edilirken planlanması gerektiği yönünde. Yani mesele bugün ortaya çıkmış bir eksiklikten çok, yeni stadyum yapılırken kaçırılmış bir planlama fırsatı olarak karşımıza çıkıyor.
Üstelik konu yalnızca A Milli Takım maçı izleyememek değil. Türkiye’nin İtalya ile birlikte ev sahipliği yapacağı EURO 2032 için açıklanan stadyumlar arasında Bursa’nın, Trabzon’un, Konya’nın, Gaziantep’in ve Antalya’nın yeni yapılan statları bulunurken, Yeni Sakarya Atatürk Stadyumu ise bulunmuyor.
Bu da Sakarya’nın yalnızca dönemsel olarak oynanan A Milli Takım maçlarını değil, Avrupa Şampiyonası gibi uluslararası organizasyonların şehir ekonomisine ve tanıtımına sağlayabileceği etkileri de kaçırması anlamına geliyor.

Kocaeli ve Bursa gibi komşu şehirleri A Milli Takım’ı ağırlarken, Sakarya gibi hem köklü bir futbol hem de tribün kültürü olan şehrin, kötü planlama ve eksik uygulamalar yüzünden bu imkandan uzak kalması hem üzücü hem de düşündürücü.
Asıl tartışılması gereken nokta belki de burada. Şehir merkezindeki eski Atatürk Stadyumu yıkıldı, şehir dışına yeni bir stadyum inşa edildi. Sakarya, yıllarca kullanacağı yeni bir futbol mabedine kavuştu. Fakat bugün geldiğimiz noktada bu stadyumun A Milli Takım ve uluslararası turnuvaların ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için sonradan ciddi yatırımlara ihtiyaç duyduğu görülüyor. Bu yatırımlar yapılmazsa da Sakarya’da bir milli maç izlemek mümkün olmayacak. Euro 2032 gibi uluslararası turnuvalarda da Sakarya yer alamayacak.
Sakarya Atatürk Stadyumu, mevcut şartlarıyla daha çok Ümit Milli Takım seviyesindeki organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek durumda kalıyor. Oysa yeni stadyum yapılırken bu standartlar baştan gözetilmiş olsaydı, bugün tartıştığımız mesele belki de hiç yaşanmayacaktı.
Milli maç demek; şehir dışından gelen binlerce taraftar, konaklama, yeme-içme, ulaşım, alışveriş, şehir tanıtımı ve ekonomik hareketlilik demek. Uluslararası turnuva ise bunun çok daha büyük ölçeklisi. Sakarya’nın elindeki yeni stadyum, şehre böyle bir kapı açabilecek potansiyele sahipken, gerekli standartlar sağlanmadığı için bu kapının dışında kalıyor.
