Kadir Korkut
Akdeniz’in ağır hamam sıcaklarından sonra, tam tersine kuzeye, Sakarya’ya gelmek; bu şehrin yaprakları ve tülleri okşayan rüzgarına kendini vermek ulvi bir yaz eğlencesi değil de nedir?

Kuzeyin, tatlı ışıkların şehri! Kırıldığı yerlerde güneşin, kavisleri var. Yormaz yaşatır seni. Domatesleri, mısırları, çilekleri; sütleğenlerle, gürgenlerle, söğütlerle birlikte büyüten, her yerde kendini bir tütsü gibi gezdiren yumuşak hava, loş yaz ışıkları.

Bahçeleri engin, gölleri mayhoş, hevesini almış bir mevsimin sevinçli ıtır kokusu. Ağustosta sonu beklenen bu esrik eğlencenin yeniden geleceğini haber vermek için sokak başlarında, kiremitlerde, çınar uçlarında bekleyen; emir geldiğinde yüzlere ve evlere dolan memleketimin eşsiz havası. Güneyden ne kadar uzak, ne kadar güzelsin.
