Röportaj: Türk Sağlık-Sen Sakarya Şube Başkanı İrfan Korkmaz

İrfan Bey merhaba, Sosyal54 olarak gerçekleştirdiğimiz röportajlardan birini de siz sağlık emekçileriyle yapalım istedik. Açıkçası içinde bulunduğumuz süreç “sağlık” meselelerini gündemin merkezine almış oldu. Biz de bu durumdan yola çıkarak sizlerle hem süreci hem sağlık çalışanlarını konuşacağız. İlk olarak şöyle bir soruyla başlayabiliriz;

Sizler hem sağlık hizmetlerine emek veren hem de sağlık çalışanlarının hakkını savunan bireyler olarak geniş bir perspektiften baktığımızda tam anlamıyla neler yapıyorsunuz? Yani hem emek veren hem emek verenlerin hakkını savunan bir cephede yer almaktan muradınız nedir?

Biz “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” diye yola çıkan bir sendikal hareketin mensubuyuz. Bu düsturun bize çizdiği yolda bir mücadele veriyoruz. Türkiye’nin, Türk Milletinin ve Türk Devletinin aleyhine olan her şeyin karşısındayız. Lehinde olanın da yanındayız. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları adına da bir hak mücadelesi veriyoruz. Adaletsizliklerin giderilmesi, mağduriyetlerin önlenmesi, hak edene hakkının verilmesi için; Türkiye sevdamız ile birlikte ekmek kavgamızı sürdürüyoruz. Üyelerimizin çalışma hayatlarında karşılaştıkları tüm sorunların çözümü için her platformda çalışmalar yapıyoruz; davalar açıyor, başvurular yapıyor, görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Açıklamalarla, eylemler ve mitinglerde çalışanın sesini duyurmaya çalışıyoruz. Bunun yanından üyelerimize sosyal anlamda da hizmetler sunuyoruz. Sosyal imkânlardan faydalanmaları için çeşitli işletme, kurum ve kuruluşlarla temas halindeyiz. (Misafirhane, yurt v.b.)

Üyelerimizin çalışma hayatlarında karşılaştıkları tüm sorunların çözümü için her platformda çalışmalar yapıyoruz; davalar açıyor, başvurular yapıyor, görüşmeler gerçekleştiriyoruz.

Şunu iyi biliyoruz, bir sağlık çalışanı olmak büyük bir sabır ve fedakârlık gerektiriyor. Bu sabır ve fedakârlık karşısında sağlık çalışanlarının karşı bireyden beklediği tam olarak nedir?

Sağlık çalışanlarının fedakârlığını salgınla birlikte tüm Türkiye daha iyi anladı ve görmüş oldu. Sağlık çalışanlarının hayatlarını hiçe sayarak nasıl bir sağlık hizmeti sunduklarını; bu uğurda canlarından, ailelerinden nasıl vazgeçtiklerine hep birlikte şahit olduk. Bu fedakârlıkların dünyada bir karşılığı yok. Buna biçilecek bir değer de mevcut değil. Bu süreçte sağlık çalışanlarının vatandaşlarımızdan tek beklentisi kurallara iyice uyulmasıdır. Sağlık çalışanları vatandaşlarımızın sağlığı için ellerinden gelenin fazlasını yapıyor. Bu süreçte de bu süreçten sonra da yapacaklardır. Vatandaşlarımız da sağlık kurallarına daima riayet ederse her şey kolaylaşır diye düşünüyorum.

Sağlık çalışanlarının fedakârlığını salgınla birlikte tüm Türkiye daha iyi anladı ve görmüş oldu. Sağlık çalışanlarının hayatlarını hiçe sayarak nasıl bir sağlık hizmeti sunduklarını; bu uğurda canlarından, ailelerinden nasıl vazgeçtiklerine hep birlikte şahit olduk.

Bu sorum aktüelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir soru, çünkü Türkiye’nin gündemine her gün çeşitli haberlerle oturan bir mesele, sağlık çalışanlarına şiddet meselesi… Bu meseleyi siz kendi pencerenizden nasıl okuyorsunuz?

Şifa uzatan ellere şiddet uygulanması asla kabul edilemezdir. Ne yazık ki ülkemizde şiddetin bir çözüm yöntemi olarak görüldü. Bazı insanlar hastanelerde bağırıp, çağırıp, saldırarak işlerinin daha kolay çözüleceğini düşündü. Ambulansta, aile hekimliğinde her sağlık kurum ve kuruluşunda şiddet arttı. Cinayete dönüştü.  Başlatılan kampanyalarının, bazı eylem planlarının ve çalışmaların çözüm olmadığını gördük. Türk Sağlık-Sen olarak şiddete ağır yaptırımlar istedik.  Uzun zamandır sağlıkta şiddet ile ilgili cezaların arttırılması, ertelenmemesi ve paraya çevrilmemesi ile ilgili önerilerimizi “Sıfır Toleranslı Alan Uygulaması” içinde dile getirip, tüm devlet kademelerine önerilerimizi sunmuştuk. Son olarak TBMM’ye başvurumuzu da yapmıştık.

Şifa uzatan ellere şiddet uygulanması asla kabul edilemezdir. Ne yazık ki ülkemizde şiddetin bir çözüm yöntemi olarak görüldü. Bazı insanlar hastanelerde bağırıp, çağırıp, saldırarak işlerinin daha kolay çözüleceğini düşündü.

Nihayet cezaların %50 oranında artırılması, ( kasten yaralama, tehdit, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme suçları bakımından)  ertelenmemesi, paraya çevrilmemesi ve şiddet uygulayanlara ve yakınlarına mağdur çalışan yerine başka çalışanın hizmet vermesini içeren sağlıkta şiddetin önlenmesine ilişkin düzenleme yasalaştı. Sağlıkta şiddetin son bulduğu, yapanlarında cezasını ağır biçimde ödediği günleri umarım görürüz.

Sağlıkta şiddetin son bulduğu, yapanlarında cezasını ağır biçimde ödediği günleri umarım görürüz.

Koronavirüs sürecinde sağlık çalışanlarına şiddetin cezaları %50 oranında artırıldı. Günümüzde sağlık çalışanlarına karşı uygulanan şiddette bu cezaların caydırıcı bir rolü var mı? Ya da ilaveten tavsiyeniz olur mu?

Ağır yaptırımlar uygulanıp, kağıt üstünde kalmaz ise tabi ki caydırıcılığı olur. Daha önce tutuklu yargılama yasalaştı ama maalesef kâğıt üzerinde kaldı, tam anlamıyla uygulanmadı. Sağlıkta şiddet sosyal medyada gündem olduğunda saldırganların tekrar gözaltına alınıp tutuklandığı durumlara şahit olduk. Artırılan cezalar uygulanır, cezalar düzenlemede olduğu gibi ertelenmezse herkes sağlık çalışanlarına şiddet uygulamanın ağır bir bedeli olduğunu anlar. Verilen cezalar sonucu kimse adliyeden elini kolunu sallayarak çıkamazsa etkili olur. İlave olarak, daha önce de dile getirdiğimiz bir düzenleme talebi vardı; sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanların kamu sağlık hizmetlerinden belirli bir süre acil haller dışında ücretli yararlanmasına yönelik bir düzenlemeydi.

Artırılan cezalar uygulanır, cezalar düzenlemede olduğu gibi ertelenmezse herkes sağlık çalışanlarına şiddet uygulamanın ağır bir bedeli olduğunu anlar.

Bu meseleye biraz da vatandaş tarafından yaklaşmak abes olmaz umarım. Yani empati sağlayalım istiyoruz. Vatandaşların yaşadığı sorunlarda sağlık çalışanlarının nasıl davranması gerektiğine inanıyorsunuz?

Karşılıklı iletişim önemli ama sağlık çalışanları bu anlamda üstlerine düşeni fazlasıyla yapıyorlar. Hastaneye gelen vatandaşın endişeleri ve öncelik istemesi insani bir durum olarak görülebilir. Fakat sağlık hizmetinin de bir kuralı var. Kimin öncelikli olduğu, nasıl müdahale edilmesi gerektiği ile ilgili bir sistem ve kurallar mevcut. Vatandaşımız bunlara uyarsa inanıyoruz ki bir iletişim problemi yaşanmayacaktır.

Sağlık hizmetinin de bir kuralı var. Kimin öncelikli olduğu, nasıl müdahale edilmesi gerektiği ile ilgili bir sistem ve kurallar mevcut. Vatandaşımız bunlara uyarsa inanıyoruz ki bir iletişim problemi yaşanmayacaktır.

Son sorularımız Koronavirüs süreciyle iliği olacak. Bu süreçte sağlık çalışanları ciddi anlamda fedakârlık gösteriyor. Hatta bu mücadelede hayatını kaybeden doktorlar, sağlık çalışanları oldu. Siz bu süreçte sağlık çalışanlarının üstün gayretlerini nasıl değerlendiriyorsunuz, ne gibi fedakârlıklar gösteriyorlar?

Sağlık çalışanları bir cephede göğüs göğüse çarpışıyorlar dersek yanlış olmaz. Kahramanca bir mücadele veriyorlar, şifa dağıtıyorlar. Canları başta olmak üzere; ailelerinden, evlerinden yani bir insanın dünyada hiçbir şeye değişmeyeceklerinden fedakârlıkta bulunuyorlar. Hepsine minnettarız.

Sağlık çalışanları bir cephede göğüs göğüse çarpışıyorlar dersek yanlış olmaz.

Bu süreçte ülkece kenetlendik. İstisnalar hariç herkes duyarlı davranmaya çalışıyor. Ancak süreci daha sağlıklı atlatmak için ilaveten söyleyeceğiniz bir şeyler var mı?

Devletimiz süreci iyi yönetiyor. Tüm sağlık çalışanları da cephede yoğun bir mücadele veriyorlar. Bu salgının kahramanı onlar. Vatandaşlarımızdan da beklentimiz evde kalarak, kurallara uymasıdır.  Özellikle son günlerdeki günlük vaka sayısının azalması ve iyileşen hasta sayısının artması bu anlamda başarılı olduğumuzu gösteriyor. Umarız sağlıklı günlere bir an önce kavuşuruz.

Devletimiz süreci iyi yönetiyor. Tüm sağlık çalışanları da cephede yoğun bir mücadele veriyorlar. Bu salgının kahramanı onlar.

Teşekkür ederiz İrfan Bey, çok keyifli bir sohbet oldu.

Ben teşekkür ederim.