İstanbul’dan 90 dakikada Sakarya’ya, Arifiye’den merkeze bir saatte

ray-ada

Sakarya’ya yapılabilecek en büyük hizmetlerden biri, şehri nitelikli ve sürdürülebilir bir toplu taşıma sistemi ile buluşturmaktır. Bugün geldiğimiz noktada Sakarya, bu alanda yalnızca komşusu Kocaeli ve Bursa’nın değil, Anadolu’daki birçok orta ölçekli kentin de gerisinde kalmış durumda.

Bursa hem metro hem de tramvay ağıyla kent içi ulaşımda güçlü bir örnek oluştururken, Kocaeli geliştirdiği tramvay hattıyla sakinlerine hızlı ve düzenli ulaşım imkânı sunuyor. Dünyadan örnekler de bunu doğruluyor: Prag, Porto, Freiburg gibi orta ölçekli Avrupa kentleri, raylı sistemleri sayesinde hem kent içi hareketliliği kolaylaştırıyor hem de şehir merkezlerini araç trafiğinden arındırarak yaşam kalitesini artırıyor.

Sakarya’da ise son yıllarda iki önemli adım atıldı: Adaray banliyö treni ve metrobüs projesi. Metrobüs ayrı bir yazının konusu olmayı hak ediyor; bu yazıda odağımız Adaray.

Adaray’ın potansiyeli

İlk olarak 2013 – 2016 arasında hizmet veren Adaray, 29 Ekim 2024’te çok doğru ve yerinde bir kararla yeniden sefer yapmaya başladı.

Adaray, Arifiye ile Adapazarı arasında her biri 15 dakika süren, günde 38 sefer yapan bir banliyö hattı. Hem şehirlerarası otobüs terminaline hem de Sakarya’nın Yüksek Hızlı Tren duraklarından biri olan Arifiye Garı’na uğraması, Adaray’a stratejik bir önem kazandırıyor.

Üstelik hattın Sapanca’ya uzatılması planlanıyor. Bu gerçekleşirse, Sakarya’nın gözde turizm merkezi Sapanca ile kent merkezi arasında ilk kez doğrudan raylı sistem bağı kurulmuş olacak. Yani Adaray, yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda şehrin ekonomik ve sosyal hayatını dönüştürebilecek bir altyapı yatırımı.

Asıl sorun: Entegrasyon eksikliği

Ancak bugün Adaray’ın karşı karşıya olduğu en büyük problem, Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferleri ile olan entegrasyon eksikliği.

Konya, Ankara, Eskişehir ya da İstanbul’dan Sakarya’ya gelen yolcular, Arifiye’de indiklerinde şehir merkezine ulaşmak için üç seçenek buluyor: taksi, otobüs ya da Adaray.

-Taksi: Yaklaşık bir YHT bileti fiyatına denk geliyor.

-Otobüs: Düzensiz çalışıyor, yarım saat ile bir saat arasında beklemek gerekebiliyor. Ayrıca özel halk otobüslerinin kendi aralarındaki anlaşma nedeniyle, duraktan geçen her otobüs yolcu almıyor.

-Adaray: En hızlı, en ucuz ve en konforlu seçenek. Ama…

Adaray ile YHT seferleri entegre değil

Adaray’ın sefer saatleri YHT ile örtüşmüyor. Özellikle akşam saatlerinde bu kopukluk daha da belirginleşiyor. İstanbul’dan 22.43’te gelen son YHT yolcuları, Adaray’ın 22.25’teki son seferini çoktan kaçırmış oluyor. Yani bir buçuk saatte İstanbul’dan Sakarya’ya gelmek mümkünken, Arifiye’den Adapazarı’na varmak bir saatten fazla sürebiliyor.

Üstelik okul dönemlerinde YHT ile Sakarya’ya gelenlerin çoğunun farklı şehirlerden Sakarya’ya üniversite okumaya gelen öğrenciler olduğunu da hatırlatmakta fayda var.

Dünyadan örnekler

Bu aslında yalnızca Sakarya’ya özgü bir mesele değil. Dünyada orta ölçekli şehirlerde banliyö trenlerinin en büyük başarısı, yüksek hızlı tren ya da şehirlerarası hatlarla entegrasyonudur.

Almanya’da Leipzig: ICE trenleri kente ulaştığında, S-Bahn hatları dakikalar içinde sefer yaparak yolcuları şehir merkezine ve banliyölere taşır.

İspanya’da Zaragoza: Madrid-Barcelona yüksek hızlı tren hattının ortasındaki bu şehirde, tren garı ile tramvay ve otobüsler neredeyse dakika dakika senkronize edilmiştir.

Fransa’da Lille: Avrupa’nın hızlı tren merkezlerinden biri olan Lille’de TGV ile gelen yolcular, dakikalar içinde tramvay ya da metroya geçebilir.

Bu entegrasyon sayesinde şehirler yalnızca kendi sakinlerine değil, dışarıdan gelen yolculara da konforlu bir deneyim sunar.

Sakarya için çözüm

Problemin tespitini yaptıktan sonra, çözüm önerimize geçelim:

Adaray seferlerinin YHT seferleri ile entegre edilmesi.

Bu operasyonel olarak zor görünüyorsa (örneğin YHT’lerdeki gecikmeler sebebiyle), en azından son YHT seferine kadar Adaray’ın çalışması ve sefer aralıklarının sıklaştırılması.

Bu adım atıldığında Sakarya, yalnızca şehir içi ulaşımını iyileştirmiş olmayacak; aynı zamanda dışarıdan gelen misafirlere de “ulaşımı kolay bir şehir” imajı verecektir. Çünkü bir şehre gelen misafirin ilk karşılaştığı şey, o kentin toplu taşıma düzenidir.

Bugün İstanbul’dan bir buçuk saatte Sakarya’ya gelebiliyorsak, Arifiye’den Adapazarı’na da yarım saati bile bulmadan ulaşabilmeliyiz.