Ya etrafında yürüyebileceğimiz bir göl kalmazsa?

sapanca-gol

Mustafa Ali Aykol

Sapanca Gölü’nde su seviyesi son aylarda yağışların yetersizliğinin de etkisiyle kritik seviyelere inerken, sorun yalnızca kuraklıkla sınırlı değil.

Sanayi tesislerinin ve su fabrikalarının yoğun su çekimi, kontrolsüz bungalov yapıları, kaçak su kullanımı, yüksek kayıp–kaçak oranları ve bitmeyen Ballıkaya Barajı projeyi daha da derinleştiriyor.

Göle ilişkin sorumluluk birçok kurum arasında dağılmış durumda; ancak denetimler, acil eylem planları ve yaptırımlar kâğıt üzerinde kalıyor. Kocaeli’nin su çekimini artırması ise bölgesel uyumu bozuyor.

Sakarya ve Kocaeli taraflarında hem belediyeler hem de milletvekilleri gerekli güçlü adımları atmıyor.

Sapanca’da yıllarca CHP’den belediye meclisi üyeliği yapan ve Sapanca’nın durumuyla ilgili eleştirel çıkışlara imza atan, son seçimde ise belediye başkanı seçilen Nihat Arda Şahin konu hakkında sessizliğini sürdürüyor.

Sakarya’daki pek çok meselede masaya yumruğunu vuran ve kararlı şekilde çözümler üreten Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın da bu konudaki eylemsizliği dikkat çekiyor.

Üstüne üstlük tüm bu tabloya rağmen Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin kriz ortamında tanıttığı “Sapanca Park Projesi” bir ‘öncelik’ tartışması yaratıyor.

Kıyıyı düzenleyen proje hem estetik hem de yürünebilirlik açısından olumlu olsa da, göl hızla küçülürken önceliğin koruma çalışmalarında olması gerektiği fikri öne çıkıyor.

Sakarya İl Çevre, Şehircilik ve Orman Müdürlüğü, Sakarya İl Tarım Müdürlüğü ve Kocaeli’deki İSU ise konu onlarla hiç ilgili değilmiş gibi davranıyor.

Sapanca’nın kuruması ve çekilmesi sonucu gölün ortasında görünür olan adacıktaki binlerce yıllık mozaikler bile, asılan bir tabela dışında korunmuyor. Bir tekneye atlayan herkes bu alana gidip, tarihi eser niteliğindeki eşyalara zarar verebiliyor ya da onları çalabiliyor.

Sonuç olarak Sapanca, çok aktörlü ve kararlı bir müdahale olmadan hızla tükenen bir göl olma yolunda ilerliyor.

Eğer önlemler hemen alınmazsa; etrafında yürüyebileceğimiz, seyrine dalabileceğimiz ya da en önemlisi içme kaynağımız olan bir göl haritadan silinebilir.

‘Nasıl olsa yağmur yağar, göl yeniden suyla dolar’ yaklaşımı, bize Sapanca’yı tamamen kaybettirebilir.